Posted on

Samplitude Pro Setup

setup

Kurulum Sonrası AyarlarSamplitude kurulduğunda, ilk iş olarak Karşınıza bir Project setup çıkacak. Buradan ihtiyacınıza göre kanal sayısı belirleyebiliyor, stereo-mono-surround Project-MIDI gibi seçeneklerden veya hazır preset’lerden faydalanabiliyorsunuz. İstenilen ayarı seçtikten sonra, aranje sayfası karşınıza gelecek. Görünüm olarak, 3 ayrı edit’i aynı anda görebilirsiniz. İki veya tek aranje görünümü ayarları da mevcut. En sol alt kısımda Workspace ile çalışacağınız projenin ana fikrini belirleyebilirsiniz. Bunlar Power User- Easy – Record-Edit-Master olarak sıralanıyor. Gerçi bu ayarları seçseniz bile, Tools’ları istediğiniz gibi menü bar bölümüne sağ klik yaparak ayarlayabilirsiniz. En alt barda DSP ve gecikme değerleri ve diğer ileriki bölümlerde değineceğimiz menü özellikleri mevcut. Programda Midi/Audio’ya geçmeden önce mutlaka system options’a girerek yazılımın çeşitli imkanlarını incelemeli ve denemelisiniz. Öncellikle ses kartı seçimi ve MIDI / arabirimleri, tüm harddisk Ram ve System buffer ayarları mevcut.Ayrıca sistemin objeler dışındaki CPU yüklerinden kazanç sağlamanız için performans menüsü, hatta mouse ayarları, resample qualitiy özellikleri de bulunuyor. İlk yapacağınız kabaca ayarlar bunlar. Audio kayıtlarınızı HD yerine Ram üzerine yapabilirsiniz. Harici Effect bouncing ve VST tanıtma araçları mevcut. Kısa yollar, çeşitli kontrol uyumlulukları, color, skin sync gibi çeşitli özellikler arasında, freeze edilmiş bir objeyi unfreeze etmeden editleyebilme vede efektleri üzerinde değişiklik yapabilme hatta region yerini dahi değiştirme lüksünüz de bulunuyor.İlk olarak ses kartınızı seçin ve ASIO BUFFER , 512 24 bit veya 1024 24 bit da tutun, bur da önemli bir ayrıntı var, ASio nun hemen altında VIP object Buffer settings ile ASOP buffer size arasında 4 kat değer olması gerekiyor. örnek, Asio 512 yaptıysanız, VIP buffer ayarınız 2048 olmalı, eğer Asio değeriniz 1024 ise, VIP 4096 olmalı, eğer düşük Asio kullanacaksanız örneğin 128, VIP buffer 1024 olmalı, aradaki 4 kat değer farkı sistem stabilizasyon içi hayati önemlidir. Aksi takdirde Error buffer sorunları olabilir. Ayrıca yazlım oldukça hassas bir yazılım, eşzamanlı Virus programları ya da Windows Defender gerçek zamanlı koruma yı (gelişmiş) ayarına girip devre dışı bırakmak gerek, hataya yer vermeyecek kadar hassas bir yazılım. 

Performans tıklayıp Multi CPU işaretleyip, ilk açılışda 3 olan değer işlemciniz 4 çekirdek ise ayarı değiştirmenize gerek yok. Fakat işlemciniz 8 çekirdek ise, bu ayarı 7 yapmalısınız, 8 olunca hata verir çünkü 1 core sistem kullanımına ayrılıyor. eğer işlemciniz 12 çekirdek ise bu ayar 11 olmalı, ben 16 core bir işlemci kullanıyorum 8 çekirdek 8 Ht sanal çekirdek bu durumda 15 ayarladım. Tam performans almanız için bu ayar çok önemli. Bu alanda, Pc performansınızı direkt olarak etkileyecek birçok ayar mevcut. Özellikle Multicore bir CPU’ya sahipseniz, Samplitude, Multi core CPU’ya optimize edilmiş durumda. Bu özellik için “performans” alanında en üstte aktif görünen kutucuğu seçmelisiniz. Bu sayede Samplitude tüm CPU çekirdeklerine optimizasyonu sağlar. Ayrıca proje esnasında, arrange sayfasında daha önceden ayarlamış olduğunuz “Object Mute” veya boş kanallara verilmiş FX’ ler, yoğun efekt hesaplamalarının düşük yüklenme ile çalıştırılması gibi özellik ayarlarını yapabiliyorsunuz. Mute olmuş herhangi bir region veya FX olmamış bir kanaldaki bir boşluk sırasında CPU kazanç sağlıyor. Sadece aktif Objeler yüke dahil ediliyor. Aynı zamanda bu kazançlara economy track – VIP hybrid engine ayarları da dahil.

Posted on

Samplitude Pro Object Editor

Object EditorSamplitude içerisinde birçok Audio editleme türü var, bunlardan en önemlilerinden Object editor (CTRL+O) genel olarak, her region için bütünleşik veya ayrı ayrı işlemlerin yapıldığı çok kapsamlı bir içerik sunuyor. En dikkat çeken yanlarından biri, region’ların her biri ayrı ayrı object editor’a sahip. İstenildiği takdirde bu region’lar grup yapılırsa CTRL+G, object editor bu işlemi toplu (TO ALL) region grubuna uygulayabiliyor. Ayrıca var olan işlem region’da veya region’lardaki movement tipi işlemlerde, arranje page içerisinde değişime uğramıyor. Bu durumda, bu object edit özellikleri sadece seçtiğiniz veya cut ettiğiniz objeyi ilgilendiriyor. Duyumda da böyle. Örnek olarak çok yoğun bir delay kullansanız bile, otomasyon yapmadan sadece insert object vererek, mikser dışı object editörünüz ile o kısmı fx’lendirebilirsiniz ve bu işlem, bir sonraki veya önceki objeleri etkilemiyor. Sıra dışı olan, mikserinizdeki insert ve aux’ları, pan ve Eq’ ları kullanmadan, sadece aranje alanındaki bir objeye CTRL+O veya çift tıklayarak tüm miks kabiliyetlerinin bölge bölge uygulanabilmesi. Bu çok kapsamlı bir iş yeteneği sunuyor. Game Audio, Audio/Visual, IDM electronik Müzik projeler için çok iyi bir özellik olarak düşünülebilir.Bu objelerin (region) şarkı içinde yerlerini değiştirseniz de, region’ları başka bir ölçüye taşıdığınızda yapmış olduğunuz tüm işlemler beraberinizde geliyor. Çok kanallı bir çalışmada, tüm kanalların sadece küçük bir kısmını seçip grup yapıp, o kısma saniyeler içinde bir reverb veya EQ verebilirsiniz. O reverb ve diğer fx’lerin bir önceki ve sonraki ölçülerde aktif olmaması için otomasyon edit’i yapmanıza gerek kalmıyor çünkü “song play cursor”, objenin üstünden geçtiği ve o objeden çıktığı anda tüm verdiğiniz EQ ve fx’ler etkisiz hale geliyor. Yani burada objeye özel bir durum söz konusu. Yazılım, 1 saniyelik bir region’a 64 tane insert fx verip, 1 saniye sonra tüm fx’lerin durması için extra bir grup otomasyon veya o tip bir işlem yapmanıza gerek bırakmıyor. Çünkü, object editör ile objelere yaptığınız her müdahale, o objeleri başka bir yere taşıdığınızda da, anında etkinleşiyor.

Yani diğer yazılımlardaki gibi taşınan kısımlara otomasyonlarınızı da götürmenize gerek kalmıyor. Ve dahası bunların hepsini freeze yapsanız bile geriye alıp hiçbir işleme tabi tutulmamışlar gibi tümünü undo edip baştan edit’leyebiliyorsunuz. Çünkü bu işlem offline render olarak yapılmıyor; işlemi istediğiniz an geri alabiliyorsunuz. İstenilirse, çok yoğun Fx uygulanmış ise objede, örneğin sadece bir objede 34 FX+EQve timestrach gibi işlemler var ise, mixer dışında bunu freeze etseniz de etmeseniz de, çok rahatlıkla o parçacığı grup olarak şarkının herhangi bir yerine taşıyabilirsiniz. Bu normalde farklı yazılımlarda unfreeze olmadan yapılamadığı için, imkansız gibi geliyor ama, bütün bu işlem Samplitude içinde basitçe yapılabiliyor. Objelerin tüm yaptığınız işlemlere, reset ve copy/paste ve unfreeze imkanını sağlaması işi daha da kolaylaştırıyor. Bir obje üzerinde edit yaptıkdan sonra, sadece o objeyi seçip Export edebiliyorsunuz. Extra ayrıntı ise, Saveobj file olarak bir region u seçip editleyip (fade in-out-eq -vb..) save ederseniz, tekrar çağırdığınızda eşzamanlı tüm yaptığınız ayarlar karşınıza geliyor, çünkü dosya freeze yada render olarak save edilmiyor, herşey gerçek zamanlı uygulamada açık tutuluyor. aşağıdaki resimde save edilmiş ve fade ve eq yapılmış bir region un, tekrar import edilmiş hali görünüyor, böylece kaldığı yerden edite devam edebiliyorsunuz veya çok sevdiğiniz tonları örnek ( sub impact ) regionları kendi içinde mixleyip tüm ayarlarını yapıp insert ve aux efektlerinize kadar save içinde klasörlerinizde saklayıp, dilediğiniz an istediğiniz projede açabilirsiniz, offline olmadığı için fade işlemlerini tekrar düzeltebiliyorsunuz. Object editor devm eden süreçte çok daha kapsamlı ele alacağım.

Posted on

Samplitude Pro Variverb II

Aklıma gelen bütün DAWlar paket eklentiler ile birlikte geliyor ama bunların hepsi aynı derecede iyi değil. Spektrumun bir ucunda Logic Pro sofistike Space Designer (convolution reverb) birlikte gelirken diğer ucunda ile Sonar birlikte gelen Pantheon eklentisi Lexicon’un Cakewalk lisanslı algoritmaları ile birlikte geliyor. Diğer bir uçta ise Digidesign’ın D-Verb’ü ve Cubase ile birlikte gelen reverb paketleri 
Samplitude Pro hem bir convolution reverb hem de daha geleneksel bir algoritmik reverb barındırır ve bunlardan ikincisi ayrı bir ürün olarak piyasaya sunulmuştur. Variverb Pro genel anlamda diğer birçok donanım ve yazılım üreticisine benzemektedir. Koridor, oda, ince levha, yay, vb. yankılı ortamları modelleyen temel algoritmalardan birini seçersiniz ve ardından çeşitli düzenlenebilir parametreyi kullanarak sesi şekillendirirsiniz. Variverb Pro varsayılan olarak sadece Size, Decay ve High Damp kontrollerini sunmaktadır anca Expert butonuna tıklandığında seçeneklerin hepsi görüntülenir. Bunların hepsi, daha önce düzgün bir yankı efekti kullanmış herkese tanıdık gelecektir: Mevcut kontroller algoritmalara bağlı olarak değişmektedir ancak her halükarda ön-gecikme (pre-delay), ön-yankılanma düzeyi (early-reflections level), oda büyüklüğü, kaybolma süresi (decay time), yüksek frekanslı ses dağılması (high-frequency damping ) ve stereo genişliği gibi geleneksel parametreleri sağlayacaktır. Frekansları sırasıyla 8kHz ve 150Hz olarak sabitlenmiş yüksek ve alçak shelving EQlar da bulunmaktadır. Arayüzü, bilgilendirici grafik ekran, araç ipucu yardımı ve sidestick, finger-snap ve vokal örnekleri test etmek için butonlar gibi iyi düşünülmüş özelliklerle dolu. Algoritmalar birbirlerinden ayrılan özelliklere sahip ve bir convolution reverb gerçeğiyle eşleştirmezler, birçok amaç için kullanılacak şekilde şekillendirilebilirler. Çıktılarının çeşitliliği, zenginliği ve yoğunluğu bakımından Variverb Pro’nun ses kalitesi de yüksek.

Posted on

Samplitude Pro Analog Modeling Suite

Analogue Modelling Suite Plus‘vintage’ ve ‘VCA’ modları arasında geçiş yapılabilen bir kompresör içermektedir ama başlıca özelliği teyp simülasyonudur. Yine, Expert modda ekstra kontroller bulunmaktadır; bunlar hem kompresör hem de teyp simülatörü için paralel kompresyon ve paralel teyp emülasyonu oluşturmanıza izin veren miks parametrelerini içermektedir. Teyp emülatörü ile birlikte gelen temel ses şekillendirme seçenekleri giriş düzeyi (input level) ve bias’tır ki bunlar birlikte ses doygunluğu miktarını kontrol eder ve pre-emphasis (ön vurgu) ve de-emphasis (art vurgu) efektlerini taklit etmek için frekans spektrumunun tümüne değiştirilebilir bir tilt uygulayan ‘EQ lo/hi’ parametresidir. Analog teyp bir çeşit sihirli bir formül olarak kabul edildiği için birçok koşul altında fazla yüklenen teyp cihazlarının kötü ses verdiğini unutmak kolaydır. AM Track kesinlikle kullanıcıyı bu durumdan korumamaktadır ve giriş düzeyi (input level) ve bias kontrollerini fazla kullanırsanız kolaylıkla cızırtılı bir karmaşa elde edebilirsiniz. Bununla birlikte, daha sınırlı bir kullanımla davullara, akustik ve elektro gitarlara, vokallere ve diğerlerine kesinlikle iyi şeyler yapabilirsiniz…Magix’in algoritması gelen bir sesin dinamiğindeki iki ayrı fazı saptama kabiliyetine sahiptir: ilk süreksiz ya da atak ve ardından gelen sürekli faz. Süreksiz ya da sürekli bir faz saptandığı zaman uygulanan herhangi boost ya da kesmenin (cut) süresini ve miktarını belirleyebilirsiniz. Süreksiz şekillendirmeden sonra sinyal bir pekiştiriciye (enhancer ) ve bir satürasyon efektine geçer ve AM Track’ta olduğu gibi paralel işlemeye izin veren bir Miks kontrolü bulunmaktadır. 


Atak sesinin parçanın geri kalanına ‘takılmasına’ neden olmaksızın gelen sinyalin dinamiklerini değiştirmeyi mümkün kılması nedeniyle paralel işlemenin burada en önemli faktör olduğunu düşünülebilir. (enhancer) iyi bir ekleme olmuş ve sesin belirli bir parçasını şaşırtıcı derecede doğal bir şekilde çekip çıkarmakta süreksiz-şekillendirme algoritmasıyla birlikte çalışabiliyor. bu üç eklentinin her biri de büyük oranda kullanışlı ve bir paket olarak (Analogue Modelling Suite Plus), temel efektlerle birlikte sunulan DAWlara çok şey katıyorlar. Bunun dezavantajlı bir yanı varsa o da bunların kur ve kullan tarzı işlemciler olmaması ve en iyi performansı elde etmeden önce bütün kontrolleri öğrenmek için zaman harcamanız gerekeceğidir.

Posted on

Samplitude Pro Hybrid Ses Motoru

Hibrit kelimesi birbirinden farklı iki teknolojinin birleştirilmesiyle oluşturulan sisteme verilen isimdir. Samplitude yazılımı içerisindeki hibrit ses motoru, bir düşük gecikmeli ve daha yüksek bir gecikme değerine sahip klasik Samplitude geri çalma motorunun birleştirilmesinden oluşturuluyor ve bu iki motor arasındaki sinyal akışı temiz ve tanımlı olarak sağlanıyor. Düşük gecikmeli motor kanal ve efektlerini hesaplar ve canlı monitörizasyona imkan tanırken cevap zamanını azaltır. Diğer taraftan klasik geri çalma motoru ise sofistike obje efektini, obje yardımı yollarını ve obje surround ses entegrasyonunu sağlayacak şekilde performansı arttırır. HiBrit ses motoru ASIO sürücüsü temeline dayanıyor ( aynı performans seviyelerindeki düşük giriş/çıkış gecikme zamanı avantajlarından dolayı ) ve sistemi özellikle yazılım enstrüman ve diğer plug-inlerin kullanıldığı anlarda optimize ediyor.Hibrit motor kayıt halinde bulunan kanaldaki efektlerin monitörizasyonuna yardımcı olurken aynı zamanda çalmakta olan kanalların düşük gecikme zamanlarında cevap vermesini hesaplar. Bunun sonucunda bus ve master efektler ile birlikte giriş sinyallerinin editlenmesi dahil yazılım mikserin geneli düşük gecikme olarak çalışabilir

Posted on

Samplitude/Sequoia EQ (yeni stok EQ116)

Zaman zaman mastering işlemi için belirli bir işlemcinin (analog ya da dijital) uygunluğu hakkında bazı kaygılar dile getirilir. Bu soru genellikle X işlemcisinin ‘mastering derecesine’ sahip olup olmadığı şeklinde ifade edilir. bir işlemciyi etkin mastering için kullanabiliyorsanız o zaman bu ‘mastering derecesine’ sahiptir! Daha iyi bir soru ise, kaliteden ziyade uygulamaya, yani fonksiyonelliğe odaklanarak sorulabilirdi. Örneğin, çoğu mastering mühendisi analog EQlarının ±8dB giriş kazanım aralığıyla sınırlı olmasını ama giriş kazanım artışlarının 0.5dB’lik anahtarlı adımlara sahip olmasını tercih ederdi. Bu durumda, anahtar yerine pot bulunduran veya 1dB’lik adımlara sahip çok yüksek kaliteli bir EQ’ın, bu mantıkla yaklaşıldığı zaman mastering için o kadar uygun olmadığı düşünülecektir. Aynı durum, ideal olarak düşük kompresyon oranlarına ve büyük zaman sabiti aralığına sahip olması gereken mastering kompresörleri için de geçerlidir. Samplitude’ a dahil edilen işlemciler kalite bakımından mastering için kesinlikle uygundur: aslında, masa harici ekipman olarak kullandıkları işlemci yazılımları sadece EQ ve Samplitude ya da Sequoia’da bulunan çoklu-bant kompresör olan birçok mastering mühendisi var. Bu nedenle, programın yapımcılarının bu programı mastering için kullanan herkesin faydalı bulacağı fonksiyonel eklemeler yaptıkları düşünülebilir. EQ116 mastering ekolayzır orijinal frekans cevabını turuncu bir çizgi olarak oldukça ayrıntılı bir şekilde tasarlar: sonuçta elde edilen eğri, orijinaliyle aynı şekilde detaylı olarak mavi bir çizgi ile gösterilir. 


EQ116, ilginç özellikleri bulunan yeni bir altı bantlı EQ. Örneğin, hem her nokta için gösterge EQ eğrisi hem de ayrı ayrı bütün eğrilerin etkin bir özeti de dahil olmak üzere gelişmiş grafik ekrana sahip ve aynı zamanda, üzerinde çalışılacak materyalin frekans içeriğinin gerçek zamanlı görsel gösterimine ve yapılan işlemin etkisinin bir gösterimine de sağlamakta. Elbette bunun gibi özellikler sunan, Apulsoft’s Apqualizr gibi başka EQlar da var –ama EQ116, Apqualizr’dan farklı olarak, bu bilgilerin hepsini aynı zamanda gösterebiliyor ki bu da daha net ve harika bir özellik.Her ne kadar görsel gösterimin ses işlemedeki gerçek değeri üzerine tartışmalar sürse de – söz konusu mastering Web masaları olduğunda zaman zaman yeniden gündeme gelen bir konu- bu oldukça yararlı olabilir. Mastering mühendislerinin küçük bir kısmı bunlara oldukça fazla bel bağlamış durumdayken büyük kısmı ise bunların küçük ve sınırlı bir rol oynadığını düşünüyor ve diğer bir azınlık ise bunların şeytan işi olduğunu, tam bir amatörlük göstergesi ve beceriksiz bir denetleme yolu olduğunu savunuyor. Sorunlu bir frekansı kısa sürede gidermek ve buldukları çözümün sonucunu hem duymak hem de görmek isteyen mühendisler ve belki de yorucu bir günün sonunda işitme radarlarından kaçmış kötü frekanslar olmadığından görsel olarak emin olmak isteyen –ya da normalde sadece işittiğimiz efektleri ‘görmekle’ de ilgilenen- mühendisler tarafından etkin bir şekilde 
kullanılabilir. Daha da ilginci, mastering ses bilim dalının bakış açısıyla üç operasyonel mod arasındaki seçimdir. Normal mod, mevcut dört bantlı parametrik EQ ile temelde aynıyken yüksek hızda örnekleme (oversampling) modu daha geniş frekanslı cevaba sahiptir ve bu nedenle de özellikle daha yüksek frekanslarda (CPU kullanımının daha yüksek olması pahasına) işitsel olarak faydalı bir etkiye sahiptir ve lineer faz modu, faz değişimlerini ortadan kaldıran filtreleme işlemini kullanarak fazın lineer olmasını sağlamaktadır.
Ses ve fonksiyonellik bakımından EQ harika ve farklı oldukça kullanışlı.


Posted on

Magix Şirket Hakkında

Steinberg’den Cubase, Emagic’den Logic, Ableton’dan Live ve Presonus’tan Studio One da dahil olmak üzere birçok işitsel uygulamada olduğu gibi Samplitude da yaşamına Almanya’da başlamıştır -ancak bunlardan farklı olarak, kökeni eski Doğu Bloğuna dayanmaktadır. Tilman Herberger ve Titus Tost, eski Doğu Almanya’da üniversite öğrencisiyken tanıştılar ve bir şekilde Commodore Amiga mikro bilgisayarların ilk versiyonlarından birini elde etmeyi başararak Demir Perde günlerini değerlendirdiler. Samplitude’un ilk versiyonları bu platform ile geliştirilmiş ve ülkenin birleşmesinden sonra piyasaya sürülmüştür. Herberger ve Tost, başlangıcından itibaren tamamen sade olan bu uygulamayı 1994 senesinde Windows platformuna uyarladılar. Ve geliştirme sürecinin de başında olmaya devam ettiler. Magix şirketi 1993 senesinde kurulmuştur ve Samplitude gibi profesyonel araçların yanı sıra müzik, video ve fotoğraf pazarları için çok sayıda multimedya ürünü geliştirmiştir ve şu anda 330 çalışanı bulunmaktadır. Şirketin merkezi Berlin’de olsa da Herberger ve Tost hala onlarla Ocak ayında tanıştığım Dresden’da büyük bir yazılım geliştirme takımını yönetiyorlar. İlk günlerinden itibaren, Samplitude’un arkasındaki felsefe iki temel özellik ile tanımlanmıştır: düzenleme ve işleme süreçleri için ‘nesne yönelimli’ yaklaşım ve ses kalitesinin saflığına hastalık düzeyinde adanmış olmak.

Kuruculardan Tilman Herberger’ın sözleriyle: “Mümkün olan en küçük düzeyde gerçek-zamanlı efektler olmasının mantıklı olacağı fikrini en başından beri benimsemiştik. Eşitleme yaparken bir parçanın tamamını kullanma fikrini sevmemiştik, bu nedenle aklımızdaki şey her bir klibi bir sonrakinden bağımsız olarak ele alabilmekti. Diğer bütün yazılım araçlarımız da aynı zararsız nesne yönelimli düzenleme anlayışını paylaşmaktadır. Bu, günümüzde video alanında yaygın olsa da işitsel alanda o kadar yaygın değildir -ve biz bunu iki alanda da kullanıyoruz. Sadece bir parça gerektiği ve artarda 20 efekt kullanabileceğiniz için projeyi netleştirir. Aynı zamanda, 5 dakika içinde ne olacağı veya 3 dakika önce ne olduğu fark etmeksizin sadece gerçek zamanlı işitsel efektlerin işlenmesi gerekeceği için CPU kullanımı da azdır. Özellikle, klasik müzik alanında olduğu gibi, yüzlerce ya da binlerce kesit ile uğraşmak zorunda olanlar için son derece kullanışlıdır.”


“Sade olması bu nesne-yönelimli efektleri yapmakta çok yardımcı olmaktadır. Bir efektten diğerine gerçek zamanlı olarak hatasız geçiş yapmak bir DSP kart için çok zordur, ama sade bir işlemci için bu çok daha kolay olmaktadır -basit diyemiyorum çünkü sıkı programlamadan bahsediyoruz, ama sadelik burada bir avantaj.”Herberger, ses programları arasında ses dalgalarıyla ilgili farklılıklar olmadığı fikrine şüpheyle bakıyor. “Bundan birkaç sene önce bir konservatuar tarafından gerçekleştirilen bir testte dijital ses iş istasyonları karşılaştırıldı -sadece parçaların miksajı [örneğin toplama]- ve sonrasında çok iyi bir kör dinleme testi gerçekleştirildi. Bu kategoride pasif direnç kullanarak miksaj da bulunmaktaydı çünkü herkes ‘bunun analog düzeyde ses sinyallerini mikslemenin en iyi yolu olduğunu’ söylemektedir. Bu yarışmayı, bir veya iki başka dijital ses iş istasyonu ile birlikte analog dirençler bakımından aynı düzeyde kabul edilerek kazandık, çünkü bu dinleyicilerin ayırt edemediği bir gruptu.”


“Bence ses kalitesiyle ilgili en önemli şey hata yapmamaktır. DSP’de hata yapmamalısınız. Bu büyük bir hedef ve piyasadaki birçok üretici çok sayıda hata yapıyor ve zekice olmayan teknikler izliyor, ve eğitimli bir kulak bunları kolaylıkla fark edebiliyor. Altı ya da yedi sene önce Samplitude için bir yama yayınlamıştık ve günün birinde Amerikalı bir eleman bizi arayarak ‘Selam, programınızda yanlış bir şeyler yaptınız. Ses şu anda kötü’ dedi. Çeşitli ölçümler ve testler yaptık ve uzun süre sonra 24-bit dönüştürücü kullanarak örnek seviyesine kadar yaptığımız gezer-nokta hesaplamalarında sesin 24. bitinde titreme ayarı yapmayı unuttuğumuzu keşfettik. Dürüst olmak gerekirse ben bunu duyamadım -ama bunu ölçebilirsiniz, ve Samplitude gibi büyük bir programda bunun gibi hatalar yapabileceğiniz binlerce nokta bulunmaktadır.”Titus Tost söze “Özellikle sıfırdan geçiş bölgesindeki küçük dalgalarda, negatiften pozitife geçerken yuvarlamada sorunlar olabiliyor. Bütün bunları kulağa iyi gelecek şekilde bir araya getirmek deneyim gerektiriyor.” diyerek devam etti. 
Nesne yönelimli düzenleme ve ses kalitesinin doğruluğuna karşı olan iki taraflı bağlılık Samplitude’un gelişiminin merkezi olagelmiştir, ancak Pro X başta kullanıcı arayüzü olmak üzere bazı alanlarda büyük değişiklikler barındırmaktadır. Tilman Herberger’a göre “Programın yeni kullanıcı arayüzü için çok çalıştık çünkü biliyoruz ki insanlar onları bulamazlarsa ayrıntılardaki derin özelliklerin orada olmasının bir anlamı olmaz ya da kullanıcı arayüzüyle çalışmak zorlaştıkça alınan haz da azalır!”. “Bence bu modern bir kullanıcı arayüzü. “Yeni kullanıcı arayüzünün amacı: açık bir yapıya sahip olması ve aktif olan her şeyin görülebilir olmasıydı -tabi, istenildiği takdirde!”
Herberger ve Tost, Independence sampler sayesinde Samplitude’un kapsamlı özellik serisinde önemli bir boşluğun kapandığını ve bütünlüğün sağlandığını kesinlikle görebilmektedir. Herberger, “Bence en önemli yeni özellik Sarı Araçlar işlevinin eklenmesi oldu” şeklinde devam etti “bunun sebebi daha önceki versiyon da bulunmayan bol miktarda mükemmel samplelanmış işlevi size sunmasıdır. Bu diğerlerindeki gibi standart bir sample bankası değil -sampleları üreten eleman bu işe bütün enerjisini verdi.”
Magix son olarak, ana metinde de değinildiği gibi, 18 yıllık Windows uygulaması tarihine sahip Samplitude Pro X’in yakında Mac OS X için de piyasaya sürüleceğini duyurdu. Görünen o ki bu, kullanıcı istekleri arasında ön plana çıkan bir talepti ancak programı uyarlamak kayda değer geliştirme kaynakları gerektiren büyük bir projedir. Titus Tost, “Son 18 sene boyunca karmaşık bir ürün gelişimi oldu ve her şeyi Mac versiyonuna koymak o kadar da kolay değil” sözleriyle durumu açıkladı. 


Tilman Herberger, “15 sene önce sadece iki kişiydik ve bir Mac versiyonu hazırlamak bizim için söz konusu değildi,” şeklinde söze devam etti “ama şimdi bir şirketimiz, bir geçmişimiz ve bunun mantıklı bir adım olacağından emin olmak için piyasaya erişimimiz var.”
Tost, “Ve Mac’te Intel İşlemcileri var!” diye ekledi.Şirket olarak piyasaya sürülmesine adanmış olsalar da, hala kesin bir tarih belirlenmiş değil. Herberger, “Piyasaya tutarsız ya da gerçekten bitmemiş bir versiyonla çıkmayacağız” sözleriyle kararlılığını gösterdi. “Bu her zaman profesyonel alandaki politikamız olmuştur. Profesyoneller için ses kalitesi ve tutarlılığı en önemli özelliklerdir.”